Kuantum evrenin yapısı

İnsanoğlu içinde yaşadığı, daha doğrusu yaşatıldığı ortam gereği evreni algılayamamaktadır.  Ona sunulan illüzyonu gerçek sanmaktadır. İnsanoğlunun gerçeği kavrayabilmesi çok çok kolay ama ona sunulan şartlar yüzünden gerçeği görmesi, neredeyse imkansız gibidir.

Yazılarımda; bir program içinde yaşadığımızı, hatta bildiğimiz her şeyin –insan, hayvan, görünen evren- ana program içindeki küçük birer alt program olduğunu deklere etmekteyim. Bu yazımda ana program hakkında daha detaylı bilgiler sunmaya çalışacağım.

Aslında ana program diye düşündüğüm şeyin, bir programdan çok bir cihaz olabileceğini düşünmekteyim. Durumu anlayabilmek için elektrik ve manyetik alan konularına girmek gerekmektedir. Özellikle benim ilgilendiğim bir kablodan elektrik akımının geçmesi durumunda o kablo ve çevresinde olanlardır. Konu benim için çok iyi bilinen bir konu olmadığı için başka kaynaklardan yararlanmak gerek. Ben bu linkteki bilgilerden yararlanmayı seçtim.

 

“Manyetik alan içerisindeki bir iletkene kuvvet uygulanarak hareket ettirildiğinde bu iletkenden akım akar veya manyetik alan içerisindeki iletkenden akım aktığında bu iletkene bir kuvvet uygulanır. Generatör ve motor gibi elektrik makinelerinin çalışma prensibi olan bu iki kural Faraday ve Lenz yasalarında daha detaylı olarak açıklanmıştır. Faraday ve Lenz yasalarının detaylarını buradaki yazıdan okuyabilirsiniz.

Manyetik alan içindeki iletkenden akım akıyorsa bu iletkene bir kuvvet uygulanmış gibi hareket eder. Bu bir motorun çalışma prensibinin temelidir. Veya manyetik alan içindeki iletken kuvvet uygulanarak hareket ettiriliyorsa iletkenden akım akar. Bu da bir generatörün çalışma prensibinin temelidir. Sol el kuralı ve sağ el kuralı manyetik alanın, akımın ve kuvvet yönünün belirlenmesi için kolay ve kullanışlı bir yöntemdir.

John Ambros Fleming tarafından bulunan bu kurallardan sol el kuralı motorlar için, sağ el kuralı ise generatörler için uyglanır.”

99 Kuantum evrenin yapısı

Şekil 1 Sağ el kuralıyla manyetik alan yönünün bulunması.

Örneğin; düzgün telden geçen akımın yönü biliniyorsa manyetik alanın yönü bulunabilir. Sağ elin baş parmağı akımın yönü olarak seçildiğinde diğer dört parmak bu baş parmağın etrafında kıvrılır. Elde edilen çevrimsel yön manyetik alanın yönüdür.Benim asıl ilgilendiğim sağ el kuralı konusudur. Yazının devamında sağ el kuralı aktarılıyor ama elektrikte başka bir sağ el kuralı daha vardır. Benim asıl ilgilendiğim bu ikinci sağ el kuralıdır. Bu uygulama özellikle elektromanyetik alan problemlerinde elektrik ya da manyetik alan vektörlerinin yönünü tayin etmede kullanılır.

Benim bu sağ el kuralına bu kadar değer vermemin sebebi Zümer 67 ayetidir.

 

Zümer 67 Allah’ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Oysaki kıyamet günü, yeryüzü tamamen O’nun avucudur/avucundadır; gökler de O’nun sağ elinde/kudretinde dürülmüş haldedir. Şanı yücedir O’nun; arınmıştır onların ortak koştuklarından.

Ayette; eli olmayan bir varlığın, birde sağ elinden bahsetmesi bende elektrikteki bu sağ el kuralı çağrışımını yaptı. Zaten evrenin yapısını bildiğimden dolayı bu durumun tam olarak evrenin yapısını anlattığını anladım.

Ayetteki “gökler de O’nun sağ elinde dürülmüş haldedir” anlatımı şekil 1’de ki durumu anlatmaktadır. Bir kâğıt parçasını rulo haline getirdiğinizde onu dürmüş olursunuz. Şekildeki manyetik alan çizgileri, görüldüğü gibi tam bir dürülme olayını göstermektedir.

Alıntıladığım yazıda hem sol, hem de sağ el kuralı anlatılmıştır. Sol el kuralı motorlara, sağ el kuralı ise jeneratörlere uygulanır.

Bilmeyenler için aradaki farkı söylemek gerek. Bir motor dışardan elektrik alarak dönme hareketi oluşturur. Jeneratörler ise hareketi elektrik enerjisine çevirir. Yani birbirlerinin tersidirler. Ayetten anladığım şey; evren, jeneratör benzeri bir yapıya sahiptir. Elbette burada bahsettiğim evren görüne evren değil, kuantum evrendir.  Başka yazılarımda görünen evrenin bir hologram görüntüsü olduğunu yazmıştım. Bu hologram görüntüsü yüzünden gerçekleri görmemiz çok zor olmaktadır

Bilim bu yazdıklarımı yaptığı araştırmalarda görmektedir. Ama nasıl yorumlayacağını bilememektedir. Son gelişmeler pek çok bilim insanının bu durumu gündeme getirmesi o yüzdendir. Özellikle matematik denklemler beni aşırı derecede desteklemektedir. Örneğin bilim, kuantum evrenin bir karadelik olması gerektiğini görmektedir ama evrenin büyüklüğü ve kütlenin varlığı bu yapıyı yerle bir etmektedir. Onun için bilim denklemlere değil de gördüğüne inanmayı seçmektedir. Denklemleri ise anlayamadığımızı, ilerde anlayabileceğimizi düşünmektedir.

Konumuza dönersek benim düşünceme göre evren jeneratörün içindeki manyetik alan vari bir yapıya sahiptir. Belki de gerçekten bir cihazın içindeyiz. Üstelik bu cihaz bu günkü küçük bir jeneratör kadar bile olabilir. Çünkü evrenin içindeki her şey sadece olasılık dalgasıdır. Ve olasılık dalgaları bir yer kaplamaz. Hatta olasılık dalgaları için boyut bile gereksizdir. Onlar mekâna ihtiyaç hissetmeden var olabilirler. Evrenin bir karadelik şeklinde olduğunu hayal etmek için şekil 1’e bakmak gerek. Ortadaki kablo evrenin tek boyutunu, etrafındaki manyetik alan da olasılık dalgalarını ve yönünü göstermektedir. Biz, ortadaki kablo ve manyetik alanın oluşumu için de bir mekân olması gerektiğini düşünüyoruz. Yapımızın gereği bunu düşünüyoruz ama gerçekte her ikisi içinde mekâna gerek yoktur.

“Gerçekten bir cihaz içinde olabiliriz” dedim ama bazıları; “hem mekânsız, hem de cihaz nasıl olacak” diyecektir. Benim bu durumu açıklamak için diyebileceğim pek bir şey yok.

Yeni ve ilginç bir teori adlı makalemde evrenin yapısını anlatmaya çalışmıştım. Eğer evreni bir jeneratör gibi bir şey olarak düşünürsek şekil 2’yi anlamak daha kolay olacaktır.

Sekil-333

Şekil 2 Evren bir jeneratör ise +90° ve -90° fazında iki elektrik akımı üretebilir.

Günümüzde bir 3 fazlı bir jeneratör döndürüldüğünde birbirinden farklı 3 faz halinde elektrik üretmektedir. Birbirinden 120° faz farklı bu üretimi evren için iki fazlı düşünmek gerekir. +90° ve -90° fazlarında ki bu üretim evrenimizin oluşum sebebidir. Çünkü bu sistem menbran dediğim şeyleri oluşturmak içindir. Menbranların faz salınımı yapması ve birbirlerini algılamaları Büyük Patlamayı tetikleyip evrenlerin oluşmasını sağlar. Yani böyle bir sistem sürekli Büyük Patlama oluşturup sayısız evren oluşumuna sebebiyet vermiş olabilir.

Jeneratörlerde üretilen fazlar birbirlerini algılamazlar. Bizler aralarına bir direnç koyarak aralarındaki potansiyel farktan yararlanırız. Evreni oluşturan fazların birbirlerini algılamaları için de benzer bir şey gerekir. Yani kendiliğinden fazların birbirini faz salınımı yapması beklenmez. Bir etkinin -en azından başlangıçta- tetiklemesi gerekir. Sonrası için sistem kendiliğinden çalışabilir.

Seyfullah DEMİR

Henüz yorum yapılmamış

*