Makaleyi buradan dinleyebilirsiniz…

Kıyamet alametleri içinde, çokça işlenen biri var ki! epey yanlış değerlendiriliyor. Güneşin batıdan doğacağı söylenip duruyor. Neden yanlış değerlendirildiğine bakalım.

Bu düşüncenin kaynağı olan hadis:  

Aslında hadis ilk bölümünde batıdan doğmaktan bahsetmiyor.  Battığı yerden doğmadıkça diyor. Fakat sonradan bu sözü açıklar gibi, batıdan doğunca deyince, herkes bu ikinci anlama göre değerlendiriyor. Buradan, hadisi nakleden kişinin, işin içine kendi anlayışını kattığını ve hadisi olduğu gibi aktarmadığını anlıyoruz.

Hadisin orijinali “güneş battığı yerden doğmadıkça” şeklinde olmalıdır. Tabii, hadisi duyan güneşi normal güneş sanıp gerisini kendine göre düzenliyor. Oysa bu hadisteki güneş, bilgi anlamındadır. Yani güneş bilgiyi sembolize eder. Bu durumda “bilgi battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz” anlamına gelir.

Eğer hadisi düzenlersek :

Bilgi, gömüldüğü yerden çıkmadıkça Kıyamet kopmaz. Kütüphaneler açılınca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imanın sevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz

haline döner ve çok daha anlamlı hale gelir. Bu gerçek bilgiler, tüm insanlığı doğruya iletecektir. Kimse kaşına gözüne hata bulup, tevil edip başka sonuç çıkaramayacaktır. Gizlenen bu bilgilerin Müslümanlığı yayacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Güneşin ne olduğunu anlayabilmek için, Kuran’ın Zülkarneyn kıssasına bakmak gerekir. O kıssada Zülkarneyn üç adet yolculuk yapar.

Birincisi:  

86 Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, kara bir balçıkta batıyor buldu.
İkincisi: 
90 Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.
Üçüncüsü:  
93 Nihayet iki settin arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmuştu.
Ayetlerden anladığımız şu! Zülkarneyn, ilk yolculuğunu güneşin batmakta olduğu bir yere, ikincisini güneşin hiç batmadığı bir yere ve üçüncüsünü ise güneşle ilgisi olmayan bir yere yaptı ki! bu son yolculuğunda bir set yapması gerekti. Bu set Yecüc-Mecüc’ü zapturapt altına alacaktı. Ve Keyf 96 ayetinde de bu settin, kıyamette açılacak olduğu anlaşılmaktadır. Enbiya 97’de de settin açılması sonrası Yecüc-Mecüc’ün dünyaya yayılması sağlanacak ve, insanlık, o zaman gaflet ve dalalet içinde olduğunu görecektir. Yani bu bilgilerin bir ismi de Yecüc-Mecüc demektir ve, kıyamette insanlığı uyandıracak olan bilgileri içermektedir. Bu hikâyeyi daha geniş olarak, “zülkarneyn kimdir” adlı makaleden okuyabilirsiniz.

Yecüc-Mecüc hakkında çok çeşitli rivayetler türetilmiş olmasına rağmen, ne olduğu pek bilinmez. Ben batmakta olan güneşin bu Yecüc-Mecüc olduğunu söylüyorum. Yani yecüc-Mecüc kıyamette ortaya çıkacak olan bilgilerdir. Bu bilgiler insanlığı kıyamete hazırlayacak ve, ona boyut atlatacak bilgiler içermektedir. Sadece kıyamet bilgileri değil, bizden önce dünyadan gelip geçmiş olan diğer türlerin de bilgilerini içerdiği için, bir nevi insanlık tarihleri arşivi niteliğindedir. Ben bu bilgilere mağara kütüphanesi diyorum ve dünya üzerinde iki adet kütüphanenin olduğunu düşünüyorum. Kuran diğerini Dabbetül arz diye sembolize eder. Kütüphaneler hakkında daha geniş bilgiyi Zülkarneyn’in bize bıraktığı sırlar adlı makaleden okuyabilirsiniz.

Peki, neden hep güneşin batıdan doğacağı düşünülür. Böyle bir durumun gerçekleşmesi mümkün olabilir mi?

Normal olarak dünya kendi ekseni etrafında dönerken durup, diğer yöne dönmeye başlaması durumunda, ancak o zaman güneş batıdan doğabilir. Bu durumun da olması mümkün değildir. Dünyanın atalet momenti o kadar büyüktür ki! böyle bir olayın oluşması için kütle olarak dünyaya yakın bir kütlenin, dünyaya çarparak dönüş yönünü değişmesiyle mümkündür. Böyle bir durumda da zaten dünya tersine dönmez, yok olur.  

Bu durumu hatalı değerlendirmelerinin en önemli sebebi, coğrafi kutuplarla, manyetik kutupların aynı şey olduğunun sanılmasıdır. Birbirlerinden etkilenmelerine rağmen aynı değiller. Coğrafi olarak 4 yön var ama manyetik olarak 2 kutup var. Manyetik kutuplar takla atabilir, bu coğrafi kutupları etkilemez. Yani manyetik kutuplar bir günde yer değiştirse bile, bizim için kuzey, kuzey olmaya devam edecektir. Güney olmayacaktır. Sadece pusulanın ibresinin yönü değişecektir.

Söylendiği gibi kuzey ve güney kutup taklasında, coğrafi isimleri de değişelim. Fakat bu sadece kuzey ve güneyi ilgilendirir, çünkü doğu ve batı bu durumdan etkilenmez. Onlar takla atamaz, çünkü güneşin doğduğu yöne, DOĞU; battığı yöne de BATI demişiz. Yani bu yönlerin isimleri coğrafyadan etkilenerek oluşturulmuştur. Takla sadece güney ve kuzey için geçerli olabilir. Bu durumda güneşin batıdan doğması diye bir durum asla olamaz.

Başka türlü olması pek mümkün olmayan bu duruma kutupların yer değişmesi sonucu güneş batıdan doğar, diye yorumlamaktadırlar. Zaten Güneşin, her 11 yılda bir kutuplarının yer değiştirdiğini biliyoruz.[2][3] Dünyanın da, uzun sürelerle kutuplarının yer değiştirdiği bilinir. Fakat dünya bu kutup taklasını, 10-15 bin senede ancak tamamlar.[4] Bu süre içinde çoklu kutup ve karmaşa dönemi yaşanır. Onun için hadislerdeki olayı bu duruma indirgeyemeyiz, çünkü kıyamet çok çok daha az bir zamanda gerçekleşecek bir olaydır. Sembolizmi bilmeyince ancak, böyle bir açıklama yapılabilir ve, bu da çok hatalı kabul edilmemelidir.

Seyfullah DEMİR


[1] Buhari, Rikak 39, İstiska 27, Zekat 9; Müslim, İman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312).

[2] https://www.bilimavcisi.com/post/g%C3%BCne%C5%9Fimiz-yeni-bir-d%C3%B6ng%C3%BCye-girdi-ve-%C5%9Fimdiye-kadar-kaydedilen-en-g%C3%BC%C3%A7l%C3%BClerden-biri-olabilir

[3] https://evrimagaci.org/dunyanin-manyetik-kutup-noktalari-yer-degistirmedi-ve-gunes-batidan-dogmayacak-

[4] https://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/manyetik-kutuplar-artik-daha-hizli-yer-degistiriyor

Please follow and like us: